pascal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
pascal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Eylül 2008 Cuma

Lanetli 1988-89 Jenerasyonu

1988-89 doğumlu jenerasyon lanetlidir diyorum, ama inandıramıyorum kimseyi. Okul hayatıma başladığından beri bana ve yaşıtım bütün arkadaşlara öyle cımbızla seçilmiş olaylar oldu ki yavaş yavaş herkesin inanmasını istiyorum bu uğursuzluğa. Bu olayların birkaç tanesini paylaşayım sizlerle.
İlkokul 5. sınıfın sonunda ortaokula değil de kolejlere gidilebiliyordu ya, işte o hayalini kurduğum kolej sistemi tam bizim senemizde kaldırıldı. Direk aynı okulun 6. sınıfına attılar bizi. Neyse okuduk 3 sene, tam şöyle İstanbul’da bir anadolu lisesini kazanma hayalleri kurarken aynı anda hem şehir içi hem de şehir dışı Anadolu lisesi tercihi yapabilme hakkı kaldırıldı. Biz bu kuralı yedik, çiğnedik, 2 sene sonra saçmalığı anlaşılınca sessizce geri alındı. Mesela ilkokulda 8 yıl boyunca kantinimizde simit-ayran muhteşem ikilisinden başka bir şey satılmazken, biz mezun olunca kantin özelleşip fast-food geldi. Okula kendi paramızla, kuponla bilgisayarlar aldık, daha faresine dokunamadan mezun olduk. Belki bunlar kişisel gelebilir ama eminim bu jenerasyondaki çoğu insanın başına gelmiştir. Sonra lisede 3 sene çalışır çabalarsın ÖSS mantığını yalayıp yutarsın, bir son dakika haberiyle sistemimiz yerini niyetini daha açık belli eden Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı’na bırakır. O sınavda ben bir yere yerleşemedim ama ÖSYS bana öyle yerleşmiş ki bir daha girmek istedim :) Sonra benzer durum ehliyet alırken de başımıza geldi. Tam biz ehliyet alacağız, ama duuurrr… Öyle kolay mı çat diye, biz şanssızlar değil miyiz? Bize bir farklılık, bir zorluk yok mu ? Tamam rahat olun var tabi ki. Biz ehliyeti alalım, 2 sene de stajyer olalım. İyi, eh iyii, iyiii... :) Ben bu uygulamayı biraz şans ve açıkgözlülükle kıl payı sıyırdım geçtim neyse ki.
Ve günümüze dönelim. Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerine 1. sınıfta programlamaya giriş amacıyla yıllardır Pascal dilini göstermekteydiler. Ben ve jenerasyonum da şuan piyasada neredeyse kullanılmayan bu dili 1 sene boyunca gördük öğrendik. Ardından önümüzdeki eğitim senesinde 1. sınıflara Pascal yerine bilişim sektöründe halen kullanılmakta olan ve bizim 2. sınıfta göreceğimiz C Programlama Dilinin öğretileceği duyuruldu. Aslında uzun süredir kullanılmayan Pascal’ı üniversitemiz derslerden çıkarmayı yıllardır düşünüyordu fakat bizim jenerasyonun 2. sınıfa geçmesini bekledi nedense :)
Size de öyle gelmiyor mu, bu kadarı da fazla dedirtmiyor mu? Belki de ben haksızımdır, belki de bu olaylar sadece benim başıma geliyor, sadece ben bu kadar abartıyorumdur. Ne diyeyim, umarım öyledir…

26 Ağustos 2008 Salı

Pascal ölmemiş ki . . .

Yıldız Teknik Üniversitesi’nde 1. sınıfta Bilgisayar Mühendisliği öğrencilerine BBG (Bilgisayar Bilimlerine Giriş -başka bir şey gelmesin aklınıza-) dersinde Pascal Programlama Dili gösterilmektedir. Biz ilk sene bu dersi aldığımızda Pascal dilinin yazılım sektörünün demodeleri arasına karışmış olmasından şikayet edip durduk. Gerçekten de Pascal sektörde artık pek kullanılmayan, yerini daha güncel olanlara bırakmış bir dildir. Ama o kadar da pabucu damda değilmiş açıkçası. Son zamanlarda yükselişe geçen seçkin bir firmanın multimedya video oynatıcısı olarak piyasaya sürdüğü programın Haziran,2008’deki son sürümünde Pascal’dan fazlasıyla yararlanılmış. Programın işleyişi, kullanıcı ve program verilerinin depolanması gibi konularda Pascal’da satırlar dolusu kod yazılmış. Kodlara şöyle bir göz attığınızda da yıl içerisinde derslerde öğrendiğimizden pek farkı görünmüyor. Yanlış anlaşılmasın, bunu, gidin Pascal öğrenin diye sizinle paylaşmıyorum, sadece, bu dili bilen arkadaşlara, Pascal’ın hala sektörde az da olsa söz sahibi olduğunu göstermek istedim. =)

7 Ağustos 2008 Perşembe

i:=i+1

“Aga bütün matematiğim alt üst oldu bırak anlatma daha!” İlk defa Bilgisayar Bilimlerine Giriş 1 dersini alacak bir arkadaşıma ön bilgi olsun diye Pascal dilini özetlemeye başladıktan yarım saat sonra arkadaşımın bu nidasıyla önce uzun bir sessizliğe gömüldüm sonra tutamadım koptum, kendimi yerde buldum :D Aslında haksız da değildi hani biraz düşününce. i:=i+1 diyoruz, çocuk 2.sınıf matematik bilgisiyle bunca sene sonra çelişince normaldi hani verdiği tepki. İlk duyuşta biraz kavraması güçtü yani. Bir de ben öyle bize 2 ayda öğrettiklerini yarım saatte damdan düşer gibi anlatınca, herhangi bir programı çalıştırmaktan başka detayına inmemiş bir insana yaptığım biraz acımasızdı kabul ediyorum. Ama sonraları yavaş yavaş alışmaya başladı tabii ki. Olayı kavradı yani:

- Abi şimdi o i'ler sadeleşmiyor yani öyle mi? Atanıyor falan diyosun..

- Yok sadeleşmiyor. İşte soldaki karaktere atama yapılıyor, mesela orada i o anki değerinden 1 fazlasına atanıyor

- İyiymiş...

- Di mi? :)